DOKTOR / Joshua Spanogle

 


Çeviren: Faruk Özdem Yıldırım

Tıbbi Gerilim Romanı

Panama Yayınları

Ankara, Haziran 2015, 1. Baskı

588 sayfa

Amerika’da ilaç sanayi, FDA, DSÖ vs ile çevrili olan bir sistem var. Bu sistemin içinde hem Amerika’nın menfaatleri gözetilmelidir ki bu menfaat ABD ekonomisini içine alır. Hem de insan sağlığını içine alır. DSÖ nün bu ülke sistemi haricinde düşünmesi, karar vermesi çoğu zaman imkansızdır. Bu durum başın aracılığı ile arasıra dünyaya sızar ve verilen uluslararası kararların aslında bazı ilaç şirketlerinin baskısı, rüşvetler, yönlendirmeler veya yapılan çalışmaların sonuçları ile oynamalar (saptırmalar) sonucunda yapıldığı anlaşılır.

CDC ise salgın hastalık olduğu düşülen, belli bölgelerde meydana çıkan dünyaya yayılmadan engellenmeye çalışılan hastalıklarla ilgili “center for disease control” yani hastalık kontrol merkezinin simgesidir.

Kitap eskiden CDC de çalışan bir hekimin oradan bir sebepten atılması ve iş araması sırasında eski bir arkadaşının kendisiyle konuşmak istemesi ve bu arada konuşamadan ailesi ile birlikte katledilmesi ile başlıyor. Doktor Nate arkadaşının ailesi ile birlikte katledilmesi sebebini araştırırken yüzünde tümör dolu insanlar ortaya çıkar. Bunların sebebi ve ilaç şirketleri ile olan bağlantılarını, firmalarla araştırmacıların, hastaların menfaat bağlantılarını, bu konuyu irdelemek için resmi kurumların zayıf tutumlarını, statükocu, kanunlar çerçevesini bahane eden atıl durumunu ve daha bir başka açıdan ise kendi hayatının sorgulamasını yaptırıyor.

Sevdiği kadına uymalı, söz dinlemeli ve kendini bu işten çekerek düzenini mi kurmalıdır? Çoluk çocuğa mı karışmalıdır? Olanlara göz mü yummalıdır?

Cinayet sayısı bir ailenin dört ferdiyle kalmaz. “Konusma, sus!” anlamına gelen kesik diller, beyzbol sopasıyla atılan komalık dayaklar, başka cinayetler de kitaba dahil olur. Çocuklardan hiç anlamayan Dr Nate’in bir çocukla olan ilişkisi, Çin mafyasının Amerika’da kurduğu sistem, güzellik uğruna ortaya çıkan korkunç bir sermaye sistemi ve buna dahil olan ilaç sanayisi vs bu kitabın konusunu oluşturur.

Nerdeyse 600 sayfalık kalın bu kitap göz korkutuyor. Ancak her bölüm iki-dört sayfa arasında. Nadiren yedi-sekiz sayfalık kısımlara sahip. Bir çırpıda bitecek bir sadelikte. Heyecanlı. Ancak kan ve gözyaşı ürkütücü boyutta değil. İçindeki cinayetlere rağmen. Çünkü cinayetler işlendikten sonra sadece ölmüş insanların kısa tanımları var. Ancak tümörlü yüzler insanın hayalini kötü zorluyor. Ve güzel olmak uğruna yüzdeki sayısız çirkin kanser yumrusunun ortaya çıkması insana “ Güzelleşmek şart mı ve nereye kadar?” sorusunu sorduruyor.

Kapak iyi. Yazı karakteri iyi. İmla hatası çok. Cümle yapıları sade. Cinsellik çok düşük düzeyde. Cinayetlerle ilgili verilen bilgiler de. Bu da kitabı gençler ve çocuklar için sakıncalı olmaktan az da olsa kurtarıyor.

Mesleğimin ismini taşıdığı için aldığım bir kitap bu.

Okunması şart değil. Sadece vakit geçirmeye yarıyor.

İçinde bir cümle dikkat çekici. Gerisi değil. “ Dürüst davranmak her zaman dürüstçe olmayabilir.” diyor. Her yöne çekilebilir. Ama buradan çıkacak en kısa mana herhalde “Her yerde, her şartta doğruyu söylemek gerekmez. Bazen susmalıdır.” olabilir.

--------

Ayşe Filiz Yavuz, 2016 Haziran, Ankara.