Güzel İnsanlar / Gürbüz Azak

 

 

Zafer Yayınları

 

Ocak 1998, İstanbul, 117 sayfa

 

Gürbüz Azak aslında bir gazete köşe yazarı, mimar, ressam… Kendisi güzel bir insan. Ancak o bunun farkında olmayarak yada farkettirmeyerek başka insanları gündeme getirerek bizlerin dikkatini çevremizdeki insanlara çekiyor.

 

Kimdir güzel insanlar? Herkese göre farklı cevapları var bunun. Daima verici olanlar, iyiyi telkin edenler, çalışkanlar, memleket millet sevdalıları, insanları kırmadan yol gösterenler, örnek olanlar, iyi mesajları farkettirmeden verenler, eleştirmeden  örnek olanlar …

 

Siz, tanımadığınız, parkta bir kere gördüğünüz ve size “hırsız” diyen hırpani kılıklı bir meczup için “güzel insan” der misiniz? Cevap herhalde yüzde yüze yakın “Hayır.” olacaktır.  Yazar için çok farklı bu cevap. “Bana doğruyu öğretti yada beni uyardıysa bunun cevabı  “güzel insan”dır, diyor:

 

Parkta gördüğü ve tesadüfen yanına oturduğu bu meczup durduk yerde Gürbüz Azak Bey’e “Hırsız!” der. Önce üstüne alınmaz yazar. Sonra bu hitap tekrarlanınca sorar: “ Bana mı söyledin?” “Evet.” Cevabını alır. Meczup der ki sonra : “Taksiye binecek parası olanın binmeyip yürümesi, o adamların rızkından hırsızlık yapmaktır.” Yazar bunu bir ekonomi hocasına sorar, aldığı cevap şaşırtıcıdır. “Evet, bu kural ekonominin temel prensibi olarak üniversitelerde ilk olarak öğretilenler arasındadır.” O günden sonra kimsenin rızkını çalmamaya çalıştım.” der yazar.

 

İçinde meşhur, adı ve kendi bilinen insanlar da var, kendi köylüsü, yolda gördüğü bir salepci, bir fakir  kadın,  bisiklet tamircisi,  başyazar olmaya çalışan odacı da… Çevremizde aranınca çok olduğu görülen bu insanlar ne yazık ki şehirlerde azalıyor ancak köylerde kasabalarda hala yaşıyor. Zaman bu güzel karakter ve davranışları öğütüp ortadan kaldırmak için fırsat kolluyor, fırsat yaratıyor olsa bile…

 

Bu kitabı basıldığı yıllarda almış ve severek okumuştum. Yıllar var ki aklımdan çıkmadı. Çevremdeki güzel insanları hep  farketmeye çalıştım ve örnek almaya gayret gösterdim.

 

Benim de var güzel insanlarım: Hakka kavuştuğu güne kadar misafir ağırlayıp eliyle ikram eden 80’i  aşkın yaşındaki Nigar Hanım, işyerinden bir toplu iğneyi bile “devlet malı” diye eve getirmeyen Mustafa Bey,   bilerek yanlış yapanlar için bile iyi niyetli bir bahane bularak kötü düşündürtmeyen/ konuşturtmayan   Melahat Hanım, dedikoduyu duymazdan gelen ve bilmiyor gibi davranan Dursen ve Nilgün Hanımlar, bulduğu her fideyi sulayan etrafını çeviren Haluk Bey,  köyünden çıkmış ve üniversiteyi kazanmış her gence istemeden burs bağlayan Emrah Bey, her öğrencisine “ Alim, Mehmetim, Birolum” diye hitap eden, adlarını söylemeyen Ahmet Bey, sevdiklerine gözlerinin içi gülerek candan sarılan Ceyda Kardeş, cömertliğinin sınırı olmayan Cemile Hanım, yol emin değil bahanesi ile her misafirini evinin kapısına kadar geçiren Abdurrahman Bey, beni her zaman sebep aramadan  arayıp halimi soran Ufuk ve Mehmet Bey, yanındaki hayvanların sağlık giderlerine kendinden çok para harcayan Latife Hanım, kendi muhtaçken çevresindeki gecekondularda oturan fakirler için yardım toplayan Bahçıvan İsmail, fakirliğine rağmen köyüne gelen giden misafirler için ayrı bir misafir odası yapan Hasan Ağabey , her kandilde veya bayramda daha kimse aramadan önce herkese kutlama telefonu açan yaşı küçük kalbi büyük rahmetli Mehmet Solak, gözlerinin içi gülerek bakan yorulmaz, ümidi ve azmi kırılmaz çalışkan insan Arslan Bey  …

 

Her makalenin başında yazarın kendi yaptığı bir küçücük sevimli karakalem resimler olan bu kitaptaki makalelerin önemli bir kısmı yazarın köşe yazılarından toplanmış. Kitabı bulamayanlar yazarın gazetedeki yazılarından bu makalelerin bir kısmına ulaşabilirler diye tahmin ediyorum.

 

Kitap yeni baskılar yapmalı ve her yerde satılır hale gelmeli. Daha kaliteli kağıt ve kapak düzeni ile…

 

Yeni güzel insanların hikayeleri yazılmayı ve örnek olunmayı bekliyor. Allah Gürbüz Azak Bey’e uzun ömürler, yeni güzel kitaplar yazmak nasip etsin. Amin.


Yorum: Ayşe Filiz Yavuz Avşar,  Şubat 2015