GÜZEL YAZI DEFTERİ / (14 Yazar)

 



Yazarlar: Çaylak Yazarlar (14 yazar)

Mert Kızılkoca, Adile Akbulut, Begüm Melis Algan, Beyza Tez, Ceren Dilsiz, Elçin Arpa, Elif Dönmez, Elif Bahar Alan, Elif Naz Yerebasmaz, Elif Yaren Gülenoğlu, Fatih Kutlutürk, Seral Buse Atak, Şerife Gökçe Pampal, Yağmur Kara

2017, Ankara, Ankara Gazi Anadolu Lisesi Yayını,

AGAL Çaylak Yazarlar Atölyesi yayın no: 1

Okuma ve yaratıcı yazma kulübü’ne ait ilk kitap

Editör ve Atölye Eğitimcisi: Öğretmen Gülkız Turan:

İletişim adresi: gazicaylak@gmail.com

Bu okulun ögrencisi ve Gülkız Turan öğretmenin yoğurduğu bir genç yazar olmak çok büyük bir şans. Gülkız Hanım tam bir yazar avcılığı yapmış ve gerçekten gelecekte Türk Edebiyatı’na (inşallah dünya edebiyatına da) büyük eserler kazandıracak olan yazar adayları bulmuş ve yetiştirmiş.

Dünyada “head hunter” denilen yeni bir iş var. Dalında, sahasında en iyilerini bulup, büyük firmalar, kuruluşlar adına onlara iş tekliflerini götüren bir iş kolu. Gülkız Hanım’ın yaptığı aynen bu. Yazar avcılığı.

“Yazmak kelimeleri ard arda dizmek değil , kelimelere ruh üflemek.’ diyor Gülkız Öğretmen. Ve öğrencilerine bunu öğretmiş.

Kimi bir paragraf, kimi bir kaç sayfa, zevkle okunan, üstünde düşünülen, başka yazarlardan kopya yazılar olmayan, hepsinin bir üslubu olan, samimi, yazılırken yazarların kendilerini zorlamadıkları, kalemin akıp gittiği bunun da hissedildiği yazılar. Genç olup, hevesli olan bir yazar, önce sevdiği bir yazarın usulüne göre yazar, onu taklit etmeye çalışır. Burada o yapılmamış veya hocaları bunun yerine onlara özel ve özgün olmayı öğretmiş. Özel ve özgün oldukları anında fark ediliyor çünkü.

Yazarlar kendi bölümlerinin olduğu kısma resimlerini koyup, sonra da kim olduklarını yazmışlar. İlginç, özgüvenli, farklı tanıtımlar olmuş. İşte bazıları: “Kalitenin adı, geleceğin diş hekimi” ; “Tüm okul hayatı boyunca sürgün yaşamış, yalnızlığını hissetmemek için her zaman hayal dünyasına kaçmış bir kaçak, bazen hayallerini ve gerçekleri karıştıran bir şaşkın, durmadan yeni uğraşlar edinen ama sonunda her şeyi yarım kalan bir eksik, biraz uzaylı, biraz dünyalı, fazlasıyla garip, kendi halinde yuvarlanıp giden bir kul işte… İlkokulda pek kavgacı, ortaokulda pek cesurdum, herkesin monarşisine tanık oldum. Kendi aslımı

buldum, çocukluğum Kızılay’ın gri karolarını sayarak, kasım sıkıntısı ile bahar sevincini aynı şiddette yaşadığım Ankara’da geçti… “ diyerek yapılmış.

Kitap suluboya resimler ile renklendirilmiş ve canlılık kazandırılmış. Resimlerin üzerine, kenar köşelere, ünlü isimlerden küçük beyit, not, sözler yazılmış. Onları okumak bile insana “Ya yazar ol veya mutlaka hep oku” mesajı veriyor.

Kimi deneme, kimi hikaye ya da şiir. Haiku bile var.

Önceden Çaylak dergileri aracılığı ile gün ışığına çıkan bu yazılar ve yazarlar şimdi kitap olarak tek bir eserde karşımıza çıkmışlar.

Mutlaka yeniden profesyonel bir kitabevi/ yayınevinde de basılmalı, herkes alabilmeli ve okuyabilmeli, bazı ünlü yazarlar ve yayınevleri de edebiyat kumaşı nasıl keşfedilir onu öğrenmeli.

Bu genç yetenekleri keşfettiği, yetiştirdiği ve bizlere de onları okuma fırsatı verdiği için, milletimize geleceğin çok iyi edebiyatçılarını kazandıracağı için en büyük teşekkürü Gülkız Turan Hoca’ya vermek gerekiyor.
 


----------------
Prof. Dr. Ayşe Filiz Yavuz, 2017, Nisan