ŞENEL Kardeşlerden İki Yeni Roman:

”MEZARDAKİ GÖZ” ve “SAVCI”

Şükrü Mert

 

Kuşlukta Yazarlar topluluğu üyeleri Ş. Adnan Şenel ile Hasan Basri Şenel kardeşlerin yeni romanları “Mezardaki Göz” ve “Savcı”, geçtiğimiz ay içinde raflardaki yerlerin aldılar. Her ikisi de macera-serüven-gerilim unsurları taşıyan bu romanları, bu türü seven kitapseverlere tanıtmak istedik.

Çeşitli gazete ve dergilerdeki yazılarından tanıdığımız Adnan Şenel aynı zamanda bir roman yazarı. Bugüne kadar dört romanı yayınlanmıştı (Şafak Sözü, Ölümden Önce Aşk Vardı, Kaçak Yürek, Elma ve Bıçak); “Mezardaki Göz” yazarın beşinci romanı. İki yıl önce yayınlanan ve 12 Eylül dönemini anlatan Elma ve Bıçak hariç, diğer romanlarında tamamen kurguya dayalı ve genellikle macera-polisiye-gerilim türüne ağırlık veren Adnan Şenel, son romanı “Mezardaki Göz”de de aynı şekilde bu unsurları ön plana çıkarmış.

“Mezardaki Göz”, klasik anlamda, “iyiler” ile “kötüler”in mücadelesini, ele geçirmeye çalıştıkları bir protez göz ekseninde işleyen bir roman. “Kötü adamlar”ın bünyesine casus olarak yerleştirilen genç ve güzel kadının bir gözüne monte edilen bu protez göz, o kötü adamların sinsi ve tehlikeli emellerini kaydeder. Kadının bir kaza sonrası ölmesinin ardından bu protez göz, hem niyetlerinin ortaya çıkmasını istemeyen kötü adamların, hem de bu adamların foyasını ortaya çıkarmaya kendini adamış fedakâr vatansever bir adamın ve ona yardımcı olan diğer kahramanların ele geçirmeye çalıştığı bir nesne olur.

Çeşitli entrikalar, planlar, eylemler ve spekülasyonlarla ülkede kargaşalık çıkartarak bundan büyük çıkarlar elde etmeyi hedefleyen kötü adamlar mı, yoksa bunları engellemek için her türlü tehlikeyi göze alan iyi adamlar mı bu gözü ele geçirecektir? Adnan Şenel, baştan sonra gerilimin ve heyecanın hakim olduğu bu romanında, her iki tarafın bu mücadelesini, diğer romanlarında da gördüğümüz o akıcı ve kıvrak üslubuyla işlemiş. Kısacası “Mezardaki Göz”, özellikle macera, heyecan ve gerilim türünden hoşlanan roman sevenler için, aradıklarını fazlasıyla bulabilecekleri bir güzel çalışma olmuş. Şenel’in kurgudaki ustalığını da tekrar gözler önüne serdiği bu romanını tavsiye ediyoruz.

***

Şenel kardeşlerin büyüğü olan Hasan Basri Şenel de, tıpkı ilk romanı “A.S.İ.T.”te olduğu gibi, “Savcı” adlı romanında da ilginç ve farklı bir macerayı işlemiş. O da, kardeşi gibi, romanlarında macera, gerilim ve heyecanı ön plana çıkarıyor. Farklı üslup ve yaklaşım gösterselerse de her iki kardeşin dikkati çeken özellikleri, kurgudaki başarıları.

“Savcı” hakkında ilk söylenebilecek husus, bu romanın suç ve ceza üzerine kurulmuş olması ve buradan yola çıkarak her insanın her an suç işleyebilecek bir duruma gelebileceğinin vurgulanmasıdır.  “Savcı”, romana da adı verilen bir savcının, oğlunun haksız yere bu savcı tarafından itham edildiğine inanan zengin bir adam tarafından suça yöneltilmesini konu alıyor. Karısı ve çocuğu bu zengin adam tarafından rehin alınan savcı, ailesinin can güvenliğini tehlikeye atmamak uğruna, her türlü suçu işleyebilecek bir “suç makinesi” haline geliyor.

Bir hukuk adamı olmasına rağmen, her türlü suçu işleyebilecek biri haline gelen savcı, içine düştüğü bu tuhaf ve acımasız kumpastan nasıl çıkacaktır? Hasan Basri Şenel, sonu sürprizle biten bu romanında okurları kâh savcı kâh zengin adam yerine koyduruyor. Kim haklı kim haksız sorusunun cevabını da okurun kendisine bırakıyor.

Her ikisi de bir solukta okunan ve edebiyatımızın bu türünde önemli bir boşluğu doldurabileceğine inandığımız ve yine her ikisi de Kurgan Edebiyat yayınlarından çıkan bu romanları okurlara tavsiye ediyoruz

------------

Bu yazı Türk Yurdu Dergisi'nin Ocak 2015 sayısında yer almıştır...