UZUN HİKAYE / Mustafa Kutlu

 

 

 

Türü: Hikaye

 

Dergah Yayınları, 38. Baskı, Ocak 2015, İstanbul

 

114 sayfa, 8 TL

 

Mustafa Kutlu gibi iyi bir yazarın kitabını okumak hem zevkli hem de kolay. Kitabın dili rahat, yazıların puntosu iyi, sayfa sayısı az, konu cazip,  hem de filmi  çekilmiş ve sinema ile televizyonda da oynamış olunca okumamak olmaz.

 

Filmin üzerine roman okumak aslında oldukça sakıncalı. Edebiyatcılar ya romanı okuyun, filmi seyretmeyin, ya da filmi seyrettiyseniz romanı okumayın.” derler. İkisini aynı sahneler ve hayalde yaşatılan resimler üzerinde çakıştırmak her zaman mümkün değil. Okuyucu yada seyirci hayal kırıklıkları yaşayabilir. Ancak bu kitapta bu sıkıntıyı yaşamadım. Bunda kitabın kapağına çekilen filmin afişini veya bir sahnesini  koymanın getirdiği avantaj etkili olmuş olabilir.

 

Kitap, kasabalarda geçirilen sürgün bir hayatın kitabı olarak değil, bu sürgünün sebebi olarak toplumun insanları yaftalamasının ne türlü cehalet, ön yargı, klişe bilgi, yetersiz mantık ve akıl tutulmaları gibi bir çok değişik şekilde adlandırılacak durumlarla ortaya çıkmasını ironi yapması olarak kabul edilmelidir. Sosyalist yaftasına maruz kalan Bulgaryalı Pelvan Sülüman’ın oğlu ve  onunla birlikte aynı yoldan yürümeye başlayan torununun hikayesi bu kitap. Bulunduğu her ortam ve şartta mutlu olmasını bilen, önce eşinde ve çocuğunda mutluluğu yakalayan,  2. çocuklarının doğumu sırasında eşinin ölümünü takiben mızıka, küpe çiçeği, saka kuşu ve daktilosundan çıkan makaleler ile mutlu olmasını bilen kitap aşığı Bulgaryalı Ali’nin kitabı.

 

Anadolu’nun belki 20- belki 50 sene öncesindeki halini, kasabalardaki hayatı sade, basit anlatımlarla, süslü cümlelere gerek kalmadan anlatan iyi bir kitap.

 

Ve ülkemiz büroksasisi, ilçelerde hakim olan otoritenin karakter yapısı, vatandaşın hayata bakışı ve davranış kalıpları hakkında iyi bir gözlem hikayesi.

 

Adı “uzun hikaye bizimkisi” deyiminden gelse bile kitabın kendisi de bir uzun hikaye. Roman havasında yazılmış bir uzun hikaye…

 

Vakti olan kitabı okumalı. Olmayan filmini seyretmeli. Filmi de kitap kadar iyi.


Nisan 2015, Ayşe Filiz Yavuz Avşar