YEMEN SIZISI / Mehmet Sami Sepitçi

 

 

 

Bilgeoğuz Yayınları, Eylül 2014, İstanbul, 232 sayfa

 

Tarihi Roman

 

Kimilerine göre 500.000 kimilerine göre 1 milyon askerin şehit olduğu, gidenin dönmediği, ancak bu şehit sayısı dile getirilmeyen, hatırlatılmayan topraklar, yani Yemen…

 

Bu konuda yazılmış az sayıdaki kitapdan birisi bu YEMEN SIZISI.

 

Yazar kitabı Yemen gazisi dedesi Mehmet Çavuş (Asker Ağa) ve bütün Yemen şehitlerine ithafen yazmış. Çok sayıda arşive girerek, belgeleri inceleyerek ve dedesinin anlattıklari eşliğinde bunları kitap haline getirmiş.

 

Dili rahat, Türkcesi iyi bir kitap. Roman sayılmaz aslında. Bir belgesel gibi okuyorsunuz. Ancak belgesel de değil. Bu kitabı romandan ziyade tarihin hikaye edilmesi olarak değerlendirmek lazım. “Tarihi hikaye” tabiri edebiyatta var mı bilmiyorum. Çünkü diyalog oldukça az. Bu yüzden romandan uzaklaşmış.

 

Dil iyi olmakla beraber yazıların küçük olması okuyucuyu yoruyor. Ancak bu engel 2-5 sayfalık bölümler halinde yazılmış olan kitabı, bölümleri okuyarak bitirmek imkanı sağlıyor. Bölümler  de uzun olsaydı, okumak zorlaşacaktı kuşkusuz.

 

Kitab Yemen’in o ağır ve dehşetli cografyasını adım adım gezdiriyor size. Susuzluk, çöl fırtınaları, patlak yemeniler, çarıklar, silah ve gıda azlığı her kum tepesinin ardına saklanmış bir hain çöl kabilesinin üyesi, Mehmetcik’in vücuduna girip çıkan hatta kafa kesip karşılığında para alan kabile aamlarının cenbiyeleri…

 

İslamı değil ingilizin altınlarını tercih eden hain ve gafil ve Allah’tan korkmaz bir çöl topluluğu…

 

Yemen’in  ayak parçalayan taşlı, kayalı  kara dağları, Anadolu’da da anaların, bacıların, yavukluların bağrını parçaladı ve şimdi kendileri 1 milyonu bulmayan bir dolu devlet olduğunu iddia eden arap kabilesinin ihaneti  ile kendilerine 400 yıl hizmet etmiş bir milletin, kendi nüfuslarından daha fazla  sayıdaki çocuğunu  çölün kızgın  kumlarına  gömdü.

 

Kitapta Mehmet Çavuş’un hayatı üzerinden anlatılıyor bu tarihi hikaye. Tek sevindirici kısmı  gazi olarak önce Çanakkale’ye sonra memeleketine dönebilmesi… Ancak hangi şartlarda ve nasıl bir halde. Kitabın sonundan bahsetmemeli. Okuyucuyu etkilememek için. Ama bu kitap alınıp okunmalı ve Yemen ellerinde kalan şehitlerimizin yerinde kendimizin yattığını düşünerek o günleri yaşamalı.

 

Bir milyona yakın Mehmetciğin ahı o topraklarda yükselmeye devam ediyor.

 

Yıl 2015, şimdi  Yemen’de yeniden savaş başladı, Kuzey ve Güney Yemen diye bölünüp, geçmişte komünizmin ve batının oyuncağı olmasının arkasından huzur geri gelmedi. Bu sefer üstelik Arap Ingiliz kışkırtması ile Türkü değil, birbirini vuruyor Arap dünyası. Silah batıdan, akan kan araptan, müslümandan,  paralar  ise batıya.

 

Yazar dedesine ve onun silah arkadaşlarına karşı görevini yerine getirmiş. İnşallah başkalarına da örnek olur bu kitap.


Yorum: Ayşe Filiz Yavuz Avşar, 2015 Mart