Mehmet Fatih Mülayim’in, “YANIK HAYALLER” isimli Hikâye kitabı üzerinde bir değerlendirme… (12 Şubat 2014)

 

 Kuşlukta Yazarlar Topluluğu olarak, 12 Şubat 2014 günkü toplantımızda misafir ettiğimiz hikâye yazarı Mehmet Fatih Mülayim, Avrasya Yazarlar Birliği, “Hikâye Atölyesi”ne yolu düşen, orada pişen, başarılı bir genç kuşak bir hikâye yazarı… “Yanık hayaller” ilk hikâye kitabı olmasına rağmen, usta işi bir eser olarak kabul edilmeyi hak ediyor.

 

Yazarın dili akıcı ve lezzetli… Metin altı zenginlik, eserin genelinde hâkimiyeti olan bir başka artı olarak zikredilmeye değer. Hikâyelere konu olan kahraman, tip ve karakterlerin yanı sıra, işlenen konuların sosyal karşılığının olması, hikâyeleri mekanik bir kurgunun eseri olmaktan uzaklaştırıyor. Hikâyelerin hayal mahsulü veya kurmaca olmaktan öte iyi bir gözlem neticesinde kaleme alınmış olduğu anlaşılıyor. Bu açıdan yazarın iyi bir gözlemci olduğu anlaşılıyor. Bunun yanında yazar, gözlemlerini etkili bir dille anlatmayı başarmış.  

 

Yazar çevreyi ve çevre ile insan ilişkisini iyi yansıtmış. Çevreyi ve hikâye kahramanlarını tasvir etmedeki başarısı, okurun kafasına net bir fotoğraf bırakmaya yetiyor. Bunu başarıyor. Örneğin “İncir Mevsimi” hikâyesi, bunun başarılı bir örneği olarak zikredilebilir. Burada doğa ve insan ilişkisi çok hoş ve edebi değeri yüksek bir şekilde yansıtılmış.

 

Hikâyelerin genelinde başarılı bir kurgu göze çarpıyor. Özellikle; kitaba ismini veren “Yanık Hayaller” hikâyesi ile “49 Saat” isimli hikâyeler, başarılı kurguya örnek olarak ele alınmayı hak etmiş. “49 Saat” isimli hikâyede yazar, deprem neticesi günlerce enkaz altında kalmış bir kişinin duygularını çok iyi yansıtmış. Yazarın kendisi enkaz altından kurtarılmış olsa dahi –öyle olup olmadığını bilmiyorum- o anın psikolojisinin bu derece gerçekçi ve başarılı sunulması, yazarın kalemindeki zenginlik ve ustalığın bir göstergesi olarak kabul edilmelidir. Yazar bu övgüyü hak ediyor.

 

Hikâye yazmaya devam etmesi durumunda -ki bunu çok isterim- yazarın yakın gelecekte alanında otorite sahibi bir hikâye yazarı olacağına dair ışık aldığımı belirtmek isterim. “Yanık Hayaller” kitabı okunmayı, çok okunmayı ve adından söz ettirmeyi ziyadesiyle hak eden bir eser. Yazarını tebrik ediyorum.

 

Yorum: Dursun Kuveloğlu

 

www.dursunkuveloglu.com

***

 

YANIK HAYALLER

 

Yazarı; Mehmet Fatih Mülayim

 

Türü: Hikaye

 

Yayınevi: Bengü, Ankara, 2013

 

103 sayfa, İlk Basım

 

 

Avrasya Yazarlar Birliğinin Edebiyat Akademisi’nden mezun olan ve kitabı basılan birçok yazardan birisi Mehmet Fatih Mülayim. Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu. Halen Türkçe öğretmenliği ile meşgul. Daha önce yazdığı bir hikaye ile de mansiyon ödülü almış. Yazarın anlatım dili, Türkçesi, imla kurallarına olan hakimiyeti bütün hikayelerinde göze çarpıyor. Kitabı yayınlanmadan önce aldığı mansiyon ödülü de bunun bir göstergesi. Hikayelerinde yeknesaklık yok. Farklı konular, farklı mekanlar, farklı insanlar var. Bize ait, çocukluğumuza ait, Anadolu’ya ait.

 

Bazen korkular, bazen heyecanlar, gizli sevdalar, utangaçlıklar, çekingenlikler, suistimali yapılmayan, politik mecralara çekilmeyen fakirlikler… İçten, sıcak hikayeler. Son hikaye olan Süpürgeci Osman ise roman tadında yazılmış. Zavallılıkların, fakirliğin, masumiyetin ve karşılıksız bir sevdanın kurbanı olmanın hikayesi. Aramızda bilmediğimiz, umursamadığımız, belki de bilmek istemediğimiz insanlardan birinin hikayesi.

 

En belirgin özellik ise yazarın yaşadığı, çocukluğunu geçirdiği yer olan Akdeniz bölgesinin tabiatını, mevsimlerini, köyünü, tarlasını, bahçesini, gündüzünü, gecesini, yazını, sıcağını çok güzel anlatmış olması. Okuyucuya oralara seyahat yapmış, oralarda hikayeyi yaşıyor olmanın hissini vermesi. Hemen bütün hikayelerini zevkle okudum. Hiçbirinde sıkılmadım. Gelecek için iyi bir hikayeci geliyor. Yazarın kalemine sağlık.

 

ELEŞTİRİLERİM

 

Kitaba ismini veren ilk hikaye, çok bilinen olaylardan birine ait kahramanın hikayesi. Ilk değil aralarda olsaydı yeri , daha iyi olurdu. Süpürgeci Osman ile hikaye başlasa daha çarpıcı olur muydu diye düşünüyorum. Yanık Hayaller ismi, o hikaye için uygun. Ancak kitap ismi olarak fazla sıradan kalmış. Başka bir isim ya da başka bir hikayenın adı verilebilirdi.Kapak resmi çarpıcı değil.

 

Yorum: Ayşe Filiz Yavuz Avşar, 2014, Ocak