Edebiyat Ufku sitesinde yapılan ropörtaj

 

 

İsmet Bora BİNATLI ile Şiirimiz ve Edebiyatımız Konusunda Söyleşi ve BİBLİYOGRAFİK BİR İNCELEME

Mehmet Nuri Parmaksız

Şiir ve şair. Bu kavramlar üzerine söylenmemiş veya yazılmamış hiçbir şey kalmamıştır herhalde. Şiir, herkesin kendine göre ayrı bir tarife tabi tuttuğu, kimine göre ruhumuza yansıyan mısraların öylesine, kimine göre de ilhamla gelen mısraların teknik özellikler kullanılarak işlenmesiyle ortaya çıkan bir sanat türüdür. Yahya Kemal bu meseleyi, şiirin “duyuş” ve “deyiş” hali diyerek açıklar. Yani, birinci gruptakiler şiiri “duyuş” hali, ikinci gruptakiler ise “deyiş” hali olarak algılar. Bu açıklamalarımdan sonra, aklınıza “bunlardan hangisi doğru?” diye bir sorunun geldiğini hissediyorum. Fazla derine inmeden açıklamam gerekirse, özetle söylemek istediğim şudur: Şiir, ilk başta, ham halde duyulan ve hissedilen bir şey; ama gerçek anlamda şair, ilhamın neticesinde mısralara dökülen bu mısraları “deyiş” haline getirmeye çalışan bir sanat adamıdır. 

Şiirle uğraşan birçok kişi benimle aynı fikirde olmayabilir. Bu doğal olan bir sonuç; fakat daha güzeli aramak ve bulmak adına, şiirlerini geldikleri gibi, “ham halde” bırakan şairlerin çokluğunu gördükçe, bizde neden büyük şair yetişmediğini daha iyi anlıyorum. 

Şiir ve sanat dergilerini karıştırdıkça, şiirler ve şairler üzerine yazılmış yazılarla karşılaşıyorum. Hangi dergi sayfasında olursa olsun, “duyuş” halinde kalmış her şiir, beni üzüyor. Aslında üzerinde biraz daha uğraşılsa, çok daha güzel olacak bir şiirin, şairinde olan eksikliklerden dolayı “ham halde” kalışı ve yarım bırakılışı karşısında, elimde olmadan bunun sebepleri neler olabilir diye düşünüyorum. Kanaatimce durumun böyle oluşunda, çoğu şairimizde olan “tembellik hastalığı ve okumamanın getirdiği yetersizlik”le beraber,  “zihniyette” ortaya çıkan yozlaşmayla ortaya çıkan yanlışlıklar önemli rol oynuyor. Hele hele, bir şair veya şiirler üzerine yazılan ve neredeyse birbirinin kopyası sayılan inceleme yazılarını gördükçe zıvanadan çıkıyorum. Neden mi, kızıyorum? Anlatayım: Bu tür yazılarda önce şairin kısaca biyografisinden bahsediliyor ve ardından, “Şöyle iyi şairdir, böyle güzel şiirler yazar” cinsinden açıklamalar ve ardından bu güzel sayılan şiirlerden birkaç dörtlük örnek gösterilerek yazı bitiriliyor. Belki de kendinize sormaya başladınız şimdiden, “peki daha ne yazılabilir diye?” Bu konuda bu tür yazılar dışında izlenmesi gereken yolu –bazılarının hiç hoşuna gitmeyecek ya- dilim döndüğünce anlatmaya çalışayım: 

Kütüphane çalışmasının ne kadar zor bir çalışma olduğunu herkes bilir. Bir yazarı ve bir şairi araştırmak için onun şiir ve yazılarını neşrettiği bütün dergi ve gazeteleri tarayacaksınız. Hakkında yazılanları bulacak ve okuyacaksınız, vesaire. Bunlar işin zor olan kısmı değildir; asıl zorluk, hangi dergi veya yayının hangi sayısına, hangi sayfasına bakacağınızı bilememektir; çünkü adresi tam olarak belli olmayan bir kişiyi bulmak ne kadar zorsa, neyi nerde yayınladığını bilmediğiniz bir şairi araştırmak da, o kadar zordur. Zamanın bizim için en değerli kavram olduğundan hareketle, böyle çalışmaların bizde az yapılmasının sebebinin hem tembellikte, hem de bu işin nasıl yapıldığını bilmemekte yattığını söyleyebilirim. 

İşte bu yazımda, alışılmışın dışına çıkarak, İsmet Bora Binatlı şöyle veya böyle iyi şairdir ve yazardır demektense, akademik anlamda “bibliyografya” niteliğinde olacak; hatta farklı yönleriyle bunu da aşan bir incelememi, sizlerle paylaşmayı uygun gördüm. Kişiler hayattayken, onlar hakkındaki bilgileri kendilerinden almak ve kendi arşivimde saklamak, uzun zamandır sürdürdüğüm bir çalışmadır. Arşivimdeki bilgilerin doğruluğu ve geçerliliği, şair ve yazardan birebir alındığı için kesindir. Bu yazı dizisi, sadece İsmet Bora Binatlı’yı değil, birçok sanatçı dostumu anlatmaya başladığım bir çalışmadır. 
Şiire ve sanata başladığı günden bu yana, nerelerde, ne yazdığından başlayan, akademik anlamdaki bu çalışma, ileride İ. Bora Binatlı’yı araştıracak ve onun hakkında yazı yazacak araştırmacılara kaynak teşkil edecektir. Kütüphane çalışması kolaylaşacağı için bu şekilde bibliyografyası yayınlanan sanatçıların, sonraki dönemlerde isimlerinin yaşaması ve onlardan bahsedilmesi daha da kolaylaşacaktır. Tarihe not düşmek adına, İ. Bora Binatlı’ya dair elde ettiğim bilgileri- özgeçmişini bu dergide bulabileceğiniz için vermiyorum- kısaca şöyle özetleyebilirim:
 

YAYIMLANAN KİTAPLARI 

Geri Ver Ellerimi (Şiir), Çeltil Matb.-İstanbul (Haziran 1981). Konferansları (Bugün yürürlükte bulunan mevzuata göre işçi çıkarma ve işyeri kapatma) İ.Ü. Hukuk Fakültesi İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Araştırma ve Uygulama Merkezi 
İst. 1982 (Ayrıbasım). Ücret Politikaları ve Çalışma Barışına Etkileri- Cihad Matb.-İst. (Nisan 1987). Hizmet Akdi.Türk Metal Yayınları, Ank.-1987. Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu ile Konut Edindirme Kanunu Uygulamaları, Orhim Kongre Kültür Serisi, Yıl: 2,  No: 6 , 1987 (Ayrıbasım). Gönül Pınarı (Şiir), Hassoy Matb.-Ankara (Haziran 1988). Suların Karardığı Saatlerdeyim (Şiir), Hassoy Matb.- Ankara (Haziran 1991). Öksüz Kaldı Yüreğim (Şiir), Sönmez Güven Ofset- Salihli (Temmuz 2002). Bir Beyaz Gül (Şiir), Sönmez Güven Ofset-Salihli (Temmuz 2003). Yüreğim Sende Kalmış (Şiir), Sönmez Güven Ofset- Salihli (Nisan 2005). 

İÇİNDE BULUNDUĞU ANTOLOJİ ve ANSİKLOPEDİLER 

Erzurum Matbuat Antolojisi (Erz.-1964), Bar Yay.,  s.98. Oktay YİVLİ, Öğretmen Şiirleri Antolojisi (Ank.-1991), Vakıfbank Yay., s.29. Ahmet OTMAN, Bizim Ece Şiir Antolojisi (Salihli- 2000), s.53-54. Ahmet OTMAN, Bizim Ece Şiir Antolojisi (Salihli- 2002), s.133-134. Ahmet OTMAN, Bizim Ece Şiir Antolojisi (Salihli- 2003), s.93-95. Ahmet OTMAN, Bizim Ece Şiir Antolojisi (Salihli- 2004), s.82-84. Hüseyin YURDABAK, Şiirle Yaşayanlar (Ank.-2004), s.40. Şah İsmail ATEŞ, Mavi Kanatlı Duygular (Mersin -2004), s.53. Hüseyin YURDABAK, Edebiyatımızda Şiir Yıldızları (Ank.-2005), s.143. Hüseyin YURDABAK, Türk Edebiyatından Bir Demet (Ank.-2005), s.118. Salihli Şairler Ansiklopedisi (Salihli 2006), Sönmez Matb.- s.56-57. İhsan IŞIK, Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi (Ank.-2006), Elvan Yay. 

DERGİLERDE YAYIMLANAN YAZILARI 

Size (İst.): Sayı: 110 (Selam), 111 (Anacığım), 112 (Oy…Mehmedim), 113 (İstanbul’u Özlüyorum), 114 (İnanmayanlar), 115 (Ve Sonra), 116 (Dadaşım), 117 (Baharı Beklerken), 118 (Toplum Uyanıyor), 119 (Tümata ve Abant’ta Müzik Ziyafeti), 120 (Tümata ve Abant’ta Müzik Ziyafeti),  121 (Size’de 6. Yıl), 122 (Hoş Geldin Ramazan), 123 (Birlikte Yaşamak), 124 (Beklemek), 125 (Kolaysa), 126 (Öküzü Kızdırmayın), 127       ( Sözler),128 ( Ağustos’un Düşündürdükleri), 129 (İlköğretim Haftası), 130 ( Özlemler), 131 (Nasıl Bir Nesil),  132 (10 Kasım), 133 ( Esaret Altındayız), 134 ( Toplumda Kadının Yeri), 135 ( Bitirirken), 367 ( Niye Beyaz Güle Mesajlar), 368 (Merhaba Beyaz Gülüm), 369(Sevgili Beyaz Gül), 370(Yaz Sohbeti), 371(Sensizlik Nedir Bilir Misin?), 372(Dost Bulmakta Zor Kalmakta), 374( Sevgili Öğretmenim), 375( 2005’e Girerken), 376(Yarınlar Umut Mudur?), 377(Niçin Acele Ediyoruz), 378( Bahar Geldi), 379(Nice Halleri Var Sevdanın ve Bir Yüzüm Erguvan Yangını Bir Yüzüm Temmuz), 380(Yorgunum), 381(Niksar), 382(Aşk mı Değişti Biz mi?), 383(Sebepsiz mi Sıkılıyor İçiniz), 384(O Bir Çınardı –Ferit Ragıp Tuncor İçin), 385(Alkış), 386(Ben Avrupalı Olmak İstemiyorum), 388(Her Yeni Yılda Yeniden Depreşir Hüzün), 389(Şiir Üstüne), 390(İlesam), 391(Günümüz Türkçesi İle Aruz Yazılabilir mi?), 392(Simav’da Üç Gün), 393(Tokat’tan Tekirdağ’a), 394(Bir Nefes Sıhhat), 395 (Dilde Şive Farkı Ayrımcılık mıdır?), 396 (Mütevazi Bir Kalem Ş. Kubat),  1983–2006 yılları arasında, toplam 54 yazı. İlk Yaz (Ank.): Sayı: 4 (Dergi Hakkındaki Görüşlerim), 5(Genç Şairlerle Başbaşa), 6(Genç Şairlerle Başbaşa), 7(Genç Şairlerle Başbaşa), 11(Şairler ve Şiir Üzerine). Yeşil Niksar (Tokat): 28.06.2005 (Niksar), 1 yazı. Tudev Papor (İst.): Sayı: 2 (1989–1990 Yılına Girerken Çalışma Hayatımız), 1 yazı. Tim-Se (İst.): Sayı: 1 (12 Eylül Sonrası İş Hayatındaki Yenilikler), 3 (1983 Yasasında Yapılan Değişiklikler ve Bunun Uygulamaya Getirdiği Yenilikler), 1983’te toplam 2 yazı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bülteni (Ank.): (Türkiye’de Ücret Politikası ve Çalışma Barışına Etkisi), ve (Ülkelerin Sosyo-Ekonomik Politikasında İşçi İşveren Kuruluşlarının Etkisi), 1984’te toplam 2 yazı. 


ŞİİRLERİNİ YAYIMLANDIĞI DERGİLER 

Size (İst.): Sayı (108, 109, 122, 367, 368, 369, 370, 371, 372, 373, 375, 376, 377, 378, 379, 381, 383, 384, 385, 386, 388, 389, 394, 395, 396’da,) 1983–2006 yılları arasında, 26 şiir. İlk Yaz (Ank.): Sayı ( 3 ve 9-10’da), 2 şiir. Şiir Defteri (İst.): Sayı (10 (1990), 1 şiir. İremcik (İst.): Sayı (2 (2001)  ve 4 (2004), 2 şiir. Ozan (Adana): Sayı (45–46 ve 57), 1996’da, 2 şiir. Maki (Mersin): Sayı (40–41, 44–45, 47, 48, 51, 54, 57), 2003–2006 yılları arasında, 7 şiir. Defne (İst.): Sayı (145–146 (1994) 1 şiir. Dikili Ekin (Dikili): Sayı (16, 18, 19, 33, 38, 39, 40, 41’de), 2003–2006 arasında, 8 şiir. Salihli Şiir İkindileri (İzmir): Sayı (31 (2004), 1 şiir. Sevgi Yolu (Salihli): Sayı (2,8, 15, 33, 34, 54, 59, 59’da), 1997–2005 arası, 8 şiir. Bizim Ece (Salihli): Sayı (37, 42, 43, 45, 46, 59, 63, 75, 76, 92, 95, 102, 103, 105, 112, 113, 114, 117, 120, 126’da), 1993–2006 arasında, 20 şiir ve ayrıca SAYAD 2005–2006 Bizim Ece Özel Sayısı’nda 2 şiir. Alternatif Sanat (Ank.): Sayı (10 (2005) ve 11(2006)’da 2 şiir. Asem Gençlik Sanat (Ank.): Sayı (2 (2004) ve 7 (2005)’de 2 şiir. Belediye İş Sendikası (İst.): Sayı (18 (1987), 1 şiir. Milli Eğitim (Ank.): Sayı (111 (1991), 1 şiir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bülteni (Ank.), 1985, 1 şiir. 

GAZETE VE DERGİLERDE HAKKINDA ÇIKAN YAZI ve HABERLER 

Ferit Ragıp TUNCOR (İsmet Bora Binatlı), Size (İst.), Sayı: 109, s.6, 1983. Ali ABDULKERİMOĞLU (Suların Karardığı Saatlerdeyim), Anadolu –Simav (Kütahya), 08.01.1986.Mithat YABAN (Güneş Gölge Arıyor), Devrek Postası, 07.06.1996. Latif KARAGÖZ (Yalın, Keskin ve Duygulu Bir Kalem Ustası), Ozan Dergisi (Adana), Sayı: 65–66, 1997. Zehra PINARSES (İsmet Bora Binatlı), Hisler Bulvarı (Balıkesir), Sayı: 30, s. 48, 2003. Muharrem KUBAT (Bir Beyaz Gül ve İ. Bora Binatlı), Milli İrade (Eskişehir), 28.04.2004. Ali Rıza NAVRUZ (Dost Bir Şair İ. Bora Binatlı ve Bir Kitap Yüreğim Sende Kalmış), Yeniden Diriliş (Kayseri), Sayı: 24, s.48, 2005. Gülgün YALVAÇ (Şiir Şöleni 4), Hür Expres (Manisa), 16.03.2005. Münevver DÜVER (Bulaşıkçılıktan Genel Sekreterliğe), Zirve Gazetesi (Adana), 10.05.2006. Şölen Lezzetinde Şiir Dinletisi, Anayurt Gazetesi (Ankara), 01.03.2006.  İsa KAYACAN (Bir Beyaz Gül ve İ. Bora Binatlı), Yenigün (Burdur), 02.01.2005. İsa KAYACAN (İ. Bora Binatlı’dan İki Kitap), Meydan (Denizli), 08.07.2005. İsa KAYACAN  (Bir Hatırlatma Bir Mektup), Yenigün (Burdur), 28.10.2005. İsa KAYACAN (Yüreğim Sende Kalmış), Meydan (Denizli),12.12.2005. İsa KAYACAN  (Bir Hatırlatma Bir Mektup), Belde (Ankara), 15.12.2005. İsa KAYACAN (İ. Bora Binatlı’dan İki Kitap), Van Postası (Van), 30.12.2005. İsa KAYACAN  (Bir Hatırlatma Bir Mektup), Son Söz (Aydın), 21.03.2006. İsa KAYACAN  (Bir Hatırlatma Bir Mektup), 24 Saat (Ankara), 21.02.2006. İsa KAYACAN (İ. Bora Binatlı’dan İki Kitap), 24 Saat (Ankara), 08.01.2005.  İsa KAYACAN (İ. Bora Binatlı’dan İki Kitap), Son Söz (Aydın), 12.01.2005. İsa KAYACAN (İ. Bora Binatlı’dan İki Kitap), Zafer (Gaziantep), 24.09.2005. İsa KAYACAN (İ. Bora Binatlı’dan İki Kitap), Belde (Ankara), 02.01.2005. İsa KAYACAN (İ. Bora Binatlı’dan İki Kitap), Yeni İnsan (Tekirdağ), 19.02.2005. İsa KAYACAN (Yüreğim Sende Kalmış), Belde (Ankara), 21.06.2005. Yüreğim Sende Kalmış, Zafer (Gaziantep), 28.07.2005. Türk Şiirinde İ. Bora Binatlı, Haber (Gaziantep), 16.09.2005.  Yüreğim Sende Kalmış, Van Postası (Van),10.06.2005. Sivri Kalemler, 24 Saat (Ankara), 31.12.2005. Sivri Kalemler, Son Söz (Aydın),06.02.2006. Sivri Kalemler, Belde (Ankara), 06.02.2006. 
     

ŞİİRİMİZ ve EDEBİYATIMIZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ
 

Mehmet Nuri PARMAKSIZ: Şiire nasıl başladınız, sizce şiir ne demektir? 
  
İsmet Bora BİNATLI: Şiire nasıl başladığımı pek hatırlamıyorum. İlkokuldayken bir şeyler karalıyordum. Lisede okurken okul edebiyat kolu başkanıydım ve 1x2 m ebadındaki duvar gazetesini çıkarttığım sıralarda bazı şeyler yazıp orada, sonrada mahalli gazetelerde yayınlamaya başladım. Şiir; insanın şuur altında veya günlük düşüncesinde oluşturduğu duygu ve düşünceleri düz anlatım dışında vurucu ve çekici bir ifade tarzıyla anlatım biçimidir. Biraz kelimeleri farklı boyutta konuşturma ve şekillendirme sanatıdır. Bir duygu taşımıdır diyebilirim. 

M.N. PARMAKSIZ: Sizce büyük şiir mi, yoksa büyük şair mi vardır? Türk edebiyatı içinde en beğendiğiniz şairler kimlerdir? Neden? 

İ.B.BİNATLI: Büyük şair, büyük şiir sayısı çok olan şairdir. Her şiir, büyük unvanını alan şairin imzasını taşıyor diye büyük olmaz. Şiir büyük olur ve şairini büyütür. Türk edebiyatı içinde beğendiğim çok şair var ama belli bir sınıflamaya tabi tutmak lazım. Yunus Emre- Karacaoğlan- Mehmet Akif Ersoy- Necip Fazıl Kısakürek- Yahya Kemal Beyatlı-Arif Nihat Asya- Mehmet Emin Yurdakul- Bekir Sıtkı Erdoğan- Halil Soyuer- Abdürrahim Karakoç-Yavuz Bülent Bakiler- Cahit Sıtkı Tarancı- Orhan Veli Kanık vs. Beğenme sebebim bu şairlerin inandıklarını hayata geçirmede gösterdikleri cesaret, şiiri ciddiye alma, dünya şiirini inceleme kendi kültürü ile batı-doğu kültürünü inceleyip yararlanma becerileri, şiirde ses ve mana bütünlüğüne ulaşabilme ve şiirin, her inceliğini kullanmış olma kabiliyetleridir. 

M.N. PARMAKSIZ: Hangi tarzlarda şiir yazarsınız ve şiire dair, duygu ve teknik hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? 

İ.B.BİNATLI: 
Genelde hece, biraz serbest tarzda yazarım. Deneme mahiyetinde aruz hevesim de olmuştur. Şiir duygunun mutlaka hissedilmesi gereken bir edebiyat türüdür. Tekniklerini elbette değişik yöntemlerde kullanmak şarttır ama duygu ve müzikalitesi eksik şiir, şiir olma vasfını kolay kazanamaz. 

M.N. PARMAKSIZ: Sizce iyi bir şiirde olması gerekenler nelerdir? Günümüz şairleri içinden kimlerin geleceğe kalabileceğini düşünüyorsunuz? 

İ. B. BİNATLI: İyi bir şairde olması gereken özelliklerin başında, yaşadığı çağın önceliklerinden haberdar olma, geçmişten kopuk olmama; toplumun değer yargılarına sırt çevirmeme yanında sürekli okuma ve araştırma içinde olmasıdır. Eleştiriye açık, sabırlı, çok okuyup az yazan; kelime hazinesi güçlü ve kelimelere mümkün olan en geniş anlamlan verebilme kabiliyetini kullanan kişi olmalıdır. Günümüz şairlerinden bir kısmı, yazdıkları şarkı olduğu için doğal olarak geleceğe en azından müzik yoluyla isim bırakırlar. Fakat şair olarak ve yazdığı şiirin gücü itibariyle mevcut her 10 bin şairden birinin kalabileceğini umuyorum ama isimlendirmekte zorluk çektiğimin de farkındayım. 

M.N.PARMAKSIZ: Sizce Türk şiiri adına neler yapılabilir ve gelecekte, şiirin hayatımızdaki yeri hakkında neler düşünüyorsunuz? 

İ. B. BİNATLI:  Şiir belli bir disiplin altına alınabilir. Bu işin okulu olmaz diyenlere inat şiir okulu olabilir. Bugünkü "körler sağırlar diyalogu" dışına çıkılıp ciddi şiir toplantıları yapılabilir. Şiir dinletileri şiir okuyup alkışlamak alışkanlığının dışına çıkartılıp şiir konuşulan edebi toplantılar haline getirilebilir. Okullarda edebiyat derslerinde şiir teknikleri öğretilebilir. Şiir geniş halk kitlelerine sevdirilmek suretiyle gündemin sıcaklığına oturtulabilir. Şiirimizin hayatımızdaki yeri dünya varolalıdan beri neyse yine odur. Şiir hep var olacak hayatımızda ve hep birileri küçümseyecek, birileri önemli bir yer verecek. Yürekler çarptıkça var olacak şiir yürekleri çarptıran beşeri, ilahi, hamasi vs. duygular oldukça, varolacak bir yaşama biçimidir şiir ve yaşamayla atbaşı devam edip gidecektir. 

M.N. PARMAKSIZ: İnternette şiir yayınlıyor musunuz, bestelenmiş şiiriniz var mı? 

İ. B. BİNATLI: İnternet üzerinde www.antoloji.com sitesinde şiir yayınlıyorum. Bestelenmiş bir şiirim var, o da, “Beni özleyip de bir çağır hele” adlı, Bülent NURAN tarafından Rast makamında bestelenen bir şiirimdir. 

Bu çalışmayla, İsmet Bora Binatlı’nın yazmaya başladığı günden bu güne, neler yaptığını, nerelerde yazdığını ve şiir hakkındaki fikirlerini ortaya koymaya çalıştım. İlesam yönetim kurulundan dostum ve saygıdeğer kişiliğiyle beraber, eserlerini ilgiyle izlediğim İ. Bora Binatlı’ya uzun ömürler, sağlıklı ve mutlu bir hayat dilerim.

http://www.edebiyatufku.com/artikel.php?artikel_id=1470