Ayşe Filiz Yavuz

 

 

DOĞUDAN BATIDAN HİKAYELER / Özer Revanoğlu


 

DOĞUDAN BATIDAN HİKAYELER

 

Yazar: Özer Revanoğlu

 

Ötüken Yayınevi,

 

1.Baskı, İstanbul, 2016, 240 sayfa

 

 

Uzun yıllar yurtdışında, özellikle Türk Cumhuriyetleri’nde çalışmak ve ülkemizde de yoğun bir iş, kültür ortamında bulunmak, geniş çevreye sahip olmak çok sayıda hikaye, anı biriktirmeye vesile olur.

 

Özer Revanoğlu Türkiye’de ismi çok bilinen, saygın bir isim. Yazdığı yazılar ve hikayeler edebiyat ve kültür dergilerinde yayınlanan bir yazar. Bu kitap, hikaye olarak adlandırılsa bile aslında hikayelerin temelinde hatıralar yer alıyor. Anıların  hikaye haline getirilmiş ve edebiyata kazandırılmış halleri.

 

8 adet Doğudan, 15 adet Batıdan-ülkemizden hikaye var. Bunların kimisi bir küçük olaydan yola çıkılarak oluşturulmuş, kimisi ise uzun zamanların yaşattıkları sonrasında ortaya çıkmış.

 

İlk bölüm Doğudan yani Türk Cumhuriyetlerinden. Baştaki hikaye olan ‘Ayakkabı’ çok hüzünlü bir hikaye. ‘Atın da kalbi var.’ hikayesinde Türk’ün binlerce yıllık dostu olan bu hayvanın hikayenin sonunda yaptığı inanılmaz davranış insanı şaşırtıyor ancak imkansız olmadığı da tahmin ediliyor. Bir aşk masalı hikayesi aslında uzun hikaye. Belki yazar isteseydi bunu roman haline bile getirebilirdi. Sonunu hızlı bitirmiş. Acı bir olaylar dizisi.  Fakirlik, sevgi, hastalık, ayrılık dolu bir hikaye. Bu arada bu hikayede geçen bir an’ane dikkatimi çekiyor. Söz kesilen Kırgız kızlarına söyke-küpe takıldığını öğreniyorum. 40 yıl önce uzun bir şehirler arası yolculukta yanımda oturan kadın yolcunun “Sözlü müsün?” sorusuna “Hayır.” cevabımı verince “Öyleyse neden küpe taktın kulağına?” sorusu aklıma geliyor. Kardeşliğin, ortak kültürün ispatı (Sayfa 91).

 

Bildik olayların, dikkatimizden kaçan ya da unutulmuş hatıraların yazıya dökülmüş hali olan hikayeler bütünü. Dikkat çeken bir hikaye ise sonu asla tahmin edilmeyen “Durakta” hikayesi.

 

ELEŞTİRİ

 

Anlatımlarda dil birliği yok. Bu yüzden zaman zaman anlatıcı değişti mi(?) diye akla geliyor. Hikayelerin kimi anı, kimi hikaye tarzında yazılmış. Zaten kitabın ‘anı’ olduğu fikri buradan doğuyor.

 

163 sayfa da 1993 yılının 1963 olması gerek. Yazım hatası diye düşündüm.

 

Bazı yarım kalmış cümleler de mevcut.

 

Türk cumhuriyetlerinin ilk zamanları, acı tatlı hatıralar, ülkemizden trajikomik olaylar...  İçinde kültürümüze, ortak değerlere dair birçok şey bulabileceğimiz güzel bir kitap.

 

-------

 

Ayşe Filiz Yavuz

 

2021/ Eylül/ Ankara