Ayşe Filiz Yavuz Avşar

 

 

Tarihte Okuma Meraklıları ve Hastaları

Bu makaleyi aylık fikir ve sanat dergisi olan Erciyes dergisinin eski sayılarından birinde (Mehmet Kardeş, Mayıs 2001, sayfa 24-25, sayı 281, yıl 24) de okudum. Bir kısmını bildiğim, bir kısmını yeni öğrendiğim bu güzel yazının aslını internetten bulup okumak belki mümkün olabilir.

Günümüzde okumanın yerini internetten indirme, internetten özetini okuma aldı. Oysa kitabın sayfalarını çevirmek, kağıt kokusunu içine çekmek, dokunmak, incelemek, bazen altını çizmeye kıyamamak, bazen kenarlarına notlar almak ne kadar güzel bir duygu. Atatürk’ün Anıtkabir’de sergilenen kitaplarının yanına kurşun kalemle aldığı incecik notları görmek ve yeni kurulmuş bir Cumhuriyetin onca işi arasında üstelik de sıradan değil değerli kitapları alıp inceleyerek ve not alarak okuduğunu görmek de ayrı bir hayranlık yaratıyor insanda.

Günümüzde insanlar nasıl kitap okurlar biliyoruz: Otobüste, metroda, sıra beklerken, parkta, kahvelerde, evde herkes yattıktan sonra, tatilde şezlonga uzanmış olarak, meslektaşlarımın bir kısmının ve benim yaptığım gibi iki ameliyatın arasında… Hatta bazılarının yaptığı gibi klozette otururken(en çok gazete)…

Bu yıl öğrendiğim bir yöntem ise daha akıllıca ve belki de kurnazca. “İşime giderken aynı iş yerinde çalışan bir arkadaşımın koluna giriyor, diğer elime aldığım kitabı okuyarak yürüyorum. Böylece yola dikkat etmem gerekmiyor, arkadaşım bana rehber oluyor. Yürüyerek spor da yapıyorum. Böyle bir çok kitap bitirdim.”

Cemil Meriç’in kitap okurken gözlerini kaybetmesi ama okumaya devam etmesinin hikayesi de bir diğer örnek.

Ortaokul ve lise sıralarındayken “Okunacak bunca kitap varken uyumak zaman israfı.” diye düşündüğüm zamanlardan ailemin uyarıları sayesinde kurtulduğumu unutmuyorum.

Makaledeki örnekler şöyle:

-Okurken kitapların cazibesine kendini kaptırdığı için yemeyi içmeyi unutanlar(İbrahim Hakkı Hazretleri)

-Ekmek parasını kitaba yatıranlar(Ahmet Mithat Efendi)

-Yemek yerken de okumak isteyenler (Fahrettin’i Razi)

-Çok küçük yaşta okumaya başlayanlar (Meşhur Edison, daha on yaşındayken İngiltere tarihini okuyup bitirmiş).

-Daha çok okumak, yazmak, eser vermek için günde bir defa yemek yiyenler (Imam’ı Veki)

-Yemek yeyip ekmek yemeyen bunun sebebini soranlar da “Ekmeği çiğneme zamanlarında günde 50 tane ayet ve hadis öğrenirim.” diye cevap verenler.

-Yemek yerken de okuyan ve yemek saatlerini kısaltanlar (Al’i Ibn’u Akil)

-Daha çok okumak için hiç evlenmeyenler(Nevevi)

-Ziyaretine gelenlere sol elini uzatıp selamlayan, sağ eli ile sayfaları çevirip okumaya, yazmaya devam edenler(Aleksandre Dumas)

-Uyumamak için ensesine sıkılmış kar topu koyanlar (Süleyman Hilmi Tunahan)

-Uyumamak için saçını tavana bağlayanlar (uyukladığı zaman başı düşünce saçları gerilir ve ağrı ile yeniden uyanır) (Ibn-i Teymiyye)

-Okurken uyumamak için çenesinin altına deynek koyanlar.

-Kitap okumadan geçen hayatında sadece iki gecesi olanlar(babasının vefat ettiği ve evlendiği gece)(Endülüslü alim Ibn’i Rüşt)

-Güneşin batmasından doğmasına kadar gecen sürede mum ışığında okumaya devam edenler(Katip Çelebi)

-Ibn’i Sina da okurken uykusu geldiğinde uykusunu kaçırmak için bizim gibi kahve, başka içecekler ile uykusunu kaçırmaya çalışıyormuş.

-Okurken uyumamak için ayaklarını buzlu su dolu bir kovaya sokarak okuyanlar(Ord. Prof. Hilmi Ziya Ülken)

-Çok okumaktan gözleri kan çanağına dönen ve sıhhati bozulanlar (Padişah Yavuz Sultan Selim)

-Kitaba verecek parası olmadığı için kitapçı dükkanını gece kiralayıp sabaha kadar okuyanlar (Basralı alim Cahiz. Türklerin karakterleri isimli değerli bir de kitap yazmış.)

-Eline geçen kitabı bir gecede okuyan ve aynısını yazıp kendi kütüphanesine koyanlar (Ömer Nasuhi Bilmen)

…

Kitabcıdan beğendiği her kitaptan üç tane alıp birini tertemiz kütüphanesine koyan, birini okuyup yıpratan, birini altını çizerek not alan meşhur yazarları da duydum.

Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi’ne giderken yanına üç katır dolusu kitap aldığını da bu makaleden öğrendim.

Lenin hocası Karl Marks’ın kitabını Sibirya’da sürgünde iken tam 1000 kez okumuş. Her gün 18-64 sayfa kitap yazan islam alimlerinden de bahsediyor yazar.

Kısa ancak ders veren bizi kendimize getiren bir yazı. Benim yazım da bu makalenin özeti gibi oldu. Ancak internette bulamayanlar için kaçırılmaması gereken bir yazı olduğu için yaptım bunu.

Yazarın kalemine sağlık.

 

2015, Temmuz