Ayşe Filiz Yavuz

 

 

VEDA BENTLERİ / Volkan Kahveci

 

VEDA BENTLERI

Yazar: Volkan Kahveci

Ankara 2019, Eylül

İlk basım, 48 sayfa

Sonçağ Kültür Yayınları

Türü: Uzun hikaye

Bir üniversite öğrencisi, Edebiyat meraklısı, geleceğin iyi yazarı olmaya aday.

Bu ilk eserinde insanın rahatlıkla okuyacağı ve üzerinde tahlil yapabileceği bir kitap çıkarmış ortaya. Hem de editörlük açısından kimseden yardım almadan.

Uzun hikaye türünde; diğer yandan deneme tadında yazmış.

Ceykan genç bir adam. Yalnız yaşar. Kendine bir gaye arayan ama bunun için bir gayret de göstermeyen, para kazanma derdi olmayan ama zengin de sayılmayan biri. Kitap boyunca kendi kendine felsefe yapar Ceykan. Geç uyanır uykudan. Geç yatar. Geceleri yoruluncaya kadar dolaşır sokaklarda. Gayesiz, amaçsız. Ve bir şey arar kendine, ne aradığını bile bilmeden. Bir gün bir kırmızı elbiseli kıza rastlar. Aklında fikrinde o. Onu arar bulamaz ama bir gün bir barda görür onu ve bir dal yakalar hayattan, düşmek üzereyken sel sularına. Ve kitap sona doğru yaklaşırken Ceykan’dan veda bentleri gelir.

Dört küçük bölüm halinde yazmış yazar. Her bölümün başında bir cümle var. Ünlü yazarlardan. Hepsi güzel. Okuyucuya biraz Cihangir kafelerinde yazarların yaptığı sohbetleri hatırlatıyor. Voltaire, Bob Marley, Oğuz Atay sözleri. Edmond Jabes’in sözü ise ikinci bölümün başında insanı vuruyor kalbinden.

“Umut belki de gelecek sayfadadır. Kapatma kitabı.”

Oguz Atay’in cümlesi de önemli.

“Neden insan bir kelime, bir cümle yüzünden kaybediyor” diye sorar. Hayata, edebiyata dair kaya gibi ağır bir cümle.

“Dünya! Artık bensizsin, dilerim bensiz de dönmeye devam edersin.” Bu ne sitemli ama affedici cümle. Bir ananın evladına söyleyeceği cinsten bir sitem.

Daha çok erken dönemde, hayatının başında böyle iyi bir başlangıç yapmak, geleceğe dair umut veriyor.

İmla hataları belirgin. Üzerinde biraz daha durulması gerek.

Tebrikler Volkan.

----

2019, Aralık

Ayşe Filiz Yavuz

----

Kitapta insanın kendi kendine yaptığı konuşmaların samimiyeti damga vurmuş. “Şöyle olsaydı, su olurdu. Belki de olmazdı.” Seklindeki ikilemlerle gidip geliyor Ceykan.

Nevin’in ağzından da buna benzer bir cümle çıkar. Sevmem dedim sevdim, inanmam dedim inandım. Beni bırakmaz dedim. Demez olaydım. Uğruna olduğum adam tarafından nisan arefesinde terk edildim. S 37.

Nazım Hikmet’ten de alımlama var. sen anlatmazsan, ben anlatmazsam’ derken akla sen yanmazsan, ben yanmazsam… sözü geliyor.

Gençlik yıllarımın hayali kadar büyük, annemin sevgisi kadar kutsal, bağımsızlık mücadelesi kadar onursal…

Tesadüf sadece bir başlangıçtır. Finali sen oynarsın. Perdeyi kader kapatır… bob marley

Korkaklar hergün oluyor bu dünyada ya kendini savunamamaktan, ya da bir şeyler söyleyememekten. Bazen büyük bir aşkı itiraf edememekten oluyorlar. Bazen de büyük bir cinayeti ihbar edememekten. En nihayetinde de kendi hayatlarını kendileri sonlandırıyorlar. S 33