Ayşe Filiz Yavuz

 

 

SAİM-NAME / Saim Sakaoğlu

 

SÂİM-NAME

Bir Adın Hikayesi

Prof. Dr. Saim Sakaoğlu

 

Kömen Yayıncılık

1.Baskı, Mart 2014, Konya

Fotoğraflarla 240 sayfa

 

Yazar çok sayıda bilimsel kitaba imza atmış ve sahasında bilinen bir edebiyat profesörü. Bu üretkenliğin üzerine bir de kendinden yola çıkarak adı ile ilgili olan bütün topladıklarını bir araya getirip kitap hazırlamış.

Kitap 20 bölümden oluşuyor. Kaynaklar ve anket kısmı, bunlara verilen cevaplar, son ek, fotoğraflar ile birlikte 240 sayfalık geniş bir kitap orta çıkmış.

Bir isimden yola çıkarak insan ne yazar diyorsunuz ama hoca bulmuş. Yurtiçi ve dışında bu ismin anlamı, kimlerin kullandığı, anlamları, mekan, tabela, haberler, saimeler, bu ismi taşıyan sporcu, işadamı, bürokrat, siyasetçiler, sanatçılar, bilim insanları vs…

Bu adın içindeki harflerle yapılan yeni isimleri dahi, eklemeler yaparak bu kitaba almış, bunu da ad oyunları olarak bölüm haline getirmiş.

Bu ad ile ilgili istatistikler, Saimbeyli ilçesinin ismini veren şehit kaymakam Saimbey ve Ankara’nın Saime Kadın semti de bu kitaba girmiş.

Ad bilimi ile ilgilenenlerin dikkatini çekecek, farklı bir kitap olmuş. Ama hoca bu isimle ilgili bilgileri toplamak için oldukça çok çalışmış.

…

Bu kitap gerekli bir kitap mıdır, yazılması veya okunması şart mıdır sorusu hemen insanın aklına geliyor. “Okuyunca ne kazanacağım?”

Görünüşte böyle gibi algılansa da aslında ad ilimi “onamotoloji” önemli, değeri tam anlaşılamamış, üzerinde az çalışılan bir bilim dalı ve böyle bir kitabın da hocanın kendi isminden yola çıkarak yazılmış olması kültürel açıdan önemli. “Neden bu isim koyulmuş, anlamı ne, insanlar neden tercih etmiş, yaygın mı?” Hatta isimler ve kişiliklerin bağlantısının incelendiği günümüzde bu ismi taşıyanların ortak karakter özellikleri var mıdır? Bunlar bile bu saha için önemlidir ve kitap üzerinden, bu bilgilerin sadece bir kısmı bile kullanılarak makale yazılabilir.

Böyle bir konuda kitap yazdığı ve birçok bölüm için Saim Hocayı tebrik etmek gerekir.

Saim Hoca kitabın en başından bazı engeller koymuş. “Bu yaştan ve tecrübeden sonra kitapla ilgili eleştiri almak istemiyorum. Önemli olan birikimlerimi kitaba dökmek.” Anlamında mesajlar vermiş. Ama yine de hoca olarak bu kitabı bir öğrencisi veya arkadaşından dil ve imla olarak düzeltmesini isteyebilir ve daha kaliteli olarak çıkarabilirdi. İmla, yazım hataları belirgin olarak tespit edilebiliyor.

Türk Ocağı’nın kuruluşu olarak verilen tarih de yanlış olmuş (sayfa 45 de 3 temmuz 1911 olarak verilmiş. Oysa 1912 olmalıydı).

Hekimlerden Prof Dr Saime Kış’dan bahsetmiş bu da yanlış bir bilgi. Ankara’da uzun süre uzman hekim olarak çalışmış bir hekim, bahsettiği hanım.

Kitaptan kendime epeyce not aldığım yerler de oldu. Ad bilimi ile ilkokul çağından beri ilgili olan benim için farklı bir kitaptı. Seyahat sırasında sıkılmadan okuyabildiğim ve kolayca bitirdiğim bir kitap oldu.

Hocamızın eline sağlık.

 

---

Prof. Dr. Ayşe Filiz Yavuz

İran, Haziran 2019