Ayşe Filiz Yavuz

 

 

UNUTTU O ŞİİR BİZİ / Zeynep Yenen

 

Unuttu o şiir bizi

 

Yazar: Zeynep Yenen

Berikan Yayınevi, 1. Baskı, Ankara, 2019

88 sayfa

 

Daha önce hikayeleriyle bildiğimiz yazarın bu ikinci şiir kitabi. Öncekini de severek okumuştum. Bunu da öyle.

Kısa, öz, düşündürten serbest vezinle yazılmış şiirler bunlar.

 

Hikayelerinde olduğu gibi hayattan çok esinlenme var. Dip not olarak bunları yazar belirtiyor.

 

Aslında hepimizin olaylar karşısında düşündüğümüz sayısız şey var, kafamızdan geçen, yaptığımız farklı yorumlar açısından. Ancak bunları dile getirmek dışında çoğunlukla yazıya dökmüyor kimse. Samimiyetle bunları hikaye veya şiirlerine almış Zeynep Yenen.

 

Okuyorum okuyorum, bir gecede bitiriyorum. Oysa şiir kitabi bir gecede bitmemeli. Tüketilmemeli. Her şiir hatta mısra üstünde yavaş yavaş yürüyüp ruha sindirilmeli.

 

Bu öyle olmadı. Nedenini bilmek , cevap vermek zor. Hayat hızlı geçiyor diye, bazı şeylere yetişebilmek için mi hızlı okumak gerekli oldu. Kaçırdıklarımızı yakalayalım derken şiiri de mi yakalamaya çalıştık. Bilmiyorum.

 

Oysa hayat yavaş yürünmeli, tadı çıkmalı her şeyin. Değil mi?

Yazar Carpe Diem’e atıf yapmış. Olmuyor işte öyle” demiş. Esefle... Sen carpe diem desen de hayat seni bırakmıyor.

 

Kitap hüzün mü, sosyal mesajlı şiirler mi anlatıyor, hep tereddüt yaşıyorum. Beyrut’ta ben gezerken, arkadaşım geçmişi hatırlayıp ‘Beyrut güzel mi’ diye soruyor diyor. Beyrut’u terk etmek zorunda kalan biri için Beyrut demek hüzün ve özlem iken, yazarın şahsında Beyrut bir turizm merkezi demek. Yazar çelişki dolu dünyayı çok iyi vurguluyor.

 

Diğer kitaplardan daha farklı bir Zeynep Yenen var bu kitapta, Ölüm hüznü sinmiş satırların, sayfaların arasında. Hüzün, ayrılık, ölümü düşünmek... Acaba yazar kimi kaybetti ya da nereden daldı ölüm duygularına diye düşünüyor insan hemen ve sonra kendi kaybettiklerinin hatırasını düşünüp hüzne kapılıyor. Ayrılık hissi bu dünyadan... Zor bir his. Kimine göre kabus, kimine göre çaresizce bir kabul ediş. Bazen bir kurtuluş.

 

Resmin soldu şimdi/ mermerine koyduğum çiçekler gibi.

Ben indikçe merdivenden/ bile isteye yavaş/ hayatımın müziği de/ yavaşladı/ bitti senfoni/ son basamaktayken ben / neşe içinde bir çocuk/ kalın do ya ilk adımını attı.

 

Aşk simüle/ ölüm gerçek

 

Yaklaştıkça yola çıkma saatim/ içimde hüznü ayrılığın

 

Ölümünden yıllar sonra/ bir tatil kasabasında çalan melodiye/ eşlik etmez mısraların

 

Çekmecelerimizde / özenle/ sakladıklarımız/ güve yeniği olur sonunda

 

Anneyi hatırlarken ise herkesin ruhuna söylüyor şu dizeleri:

Benliğimdeki her şey / onun şiiri gibi

 

...

 

Ve aynı tablo karşısında duyulan farklı hislerin yansıması ile biraz toplumsal bir şiir kitabı da var karşımızda.

Şiir biter/ bitmez ders... Herkesin farklı bakış açılarını ne güzel anlatıyor.

 

...

 

İlk şiir kitabının adına ithaf ettiği dizelerde “unutmadım ben o şiiri/ gidersen ölürüm demiştim/ gittin, öldüm/ döndüm dirilmedim.” derken bir kırgınlığı dile getiriyor. Şarkılarda da söylenen ‘bekle dedin bekledim. Gelmedin...” dizelerine inat.

 

...

 

Apolitik dizelerin arasında şu mısraları okuyunca politikanın dibine vurduğu görülüyor şairin.

 

Yanlışlarımızı doğrulayan dalkavuklarımız/ çoktur nasıl olsa/ bana/ güvenmeyin.

 

Malzememize biraz tuz kattılar/ kalbimize buz/ başımızın altında iki omuz/ ezildiler

 

Yaşarken kaptan ve ailesi bolluk içindedir/ oyunun sonunda ise kafası kesilir/ değişmemiştir hiç bir şey/ para için halâ pek çok şey

 

...

 

Duygusal olmayan şair ve mısra olur mu? Hüzün, yalnızlık, gurbet yaşamamış şair olur mu hiç. Hem de gerçek gurbet olan ruhumuz içinde:

Yalnızlığımı/ yalnızlığıma ekledim/ hücremden kaçmak için

 

Kış geldi/ otuz iki derece sıcakta/ kalbime/

 

İçimizdeydi çölümüz

 

Sesinde hüznü var belirsizliğin

 

Dinmeyen ağrılı/ bir o kadar da sancılı/ gecelere çare olsun diye/ okudum, okudum.

 

VE AŞK:

 

Ya hiç olmasaydınız/ ya orada durmasaydınız/ ya hayatıma girmeseydiniz/ aynı ben olabilir miydim?

 

Korkuyorum/ çünkü seven göz çok güzel bakar/ bir yanda duygular/ bir yanda mantığım var.... korkuyorum/ çünkü yayınlanması yasak bir kitap/ bizim aşkımız... korkuyorum/ çünkü seven yürek/ her şeyi göze alır/ cennetimde duygular/ kafamda Araf

 

Kalemine sağlık yazarın.

------------

 

2020 Mart, Ayse Filiz Yavuz