Gevher Demirkaya Aktaş

 

FEDAKÂR TÜRK KADINI ŞERİFE BACI

İnebolu’dan Ankara’ya kağnılarla on sekiz gün

Bir gün evvel yağan karın doldurduğu dağ yolunda kağnılarla cephane taşıyan kadın kafilesine rast geldim.

Kafileye yaklaştıkça selamlaştık. Ben kalın yünden yapılmış yamçının altında bile titrerken, birden tek yorganı da arabaya örten bir ninenin, çıplak ayaklarla karları çiğnediğini fark ettim. İçimde takdirle karışık bir merhamet duygusu sızladı. Arkasına sardığı peştemalın içinde iniltiyle hıçkıran bebeğin üzerine bile örtmeden. Yorganı niçin arabaya sarmak fikrini duydum. ‘ Üşümez misin sen nine? Bak çocuk donacak. Yorganı örtsene’ diyerek, arabanın üstünü işaret ettim. Bu soruyu şaşkınlıkla karşıladı. Sormaya değer bir şey addetmiyordu galiba. Benim cevap beklediğimi anlayınca mukaddes bir şeye teveccüh ediyor gibi kağnıya baktı.

 'Kar serpiyor millet malıdır. Nem kapmasın evladım’ dedi ve yorganın uçlarını iyice serdi. Kar hızını artırmıştı. O zaman anladım ki, cephaneleri ıslatmamak için bunu yapıyor. Deminki merhametimden utandım. Aman yarabbi fedakârlığını bildirmek bile istemiyor. Bu alicenaplık karşısında secde etmeyen halk ve aşk olur mu?

Saruhan vekili Balıkesirli Mustafa Necati Beyin hatıratından aktardığımız yaşanmış öykü, aldığımız nefes, yaşadığımız topraklar için kimlere şükran borcu olduğumuzu anlatıyor. Onlar ki karşılıksız bir aşkla yürümüşlerdien zorlu yollarda. Özgür ve bağımsız bir vatanda yaşayabilmek için.

Askeri Tarih Araştırma’dan alıntı.

------------

11.11 2017 Ankara